EKİN HUKUK BÜROSU
Trafik Kazalarında “Ehliyetsizlik” Tazminata Engel Midir?

18 Şubat 2026 tarihli 33172 sayılı Resmî Gazete’de ve 19 Şubat 2026 tarihli 33173 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin kanun yararına temyiz kararları, trafik kazalarından doğan uyuşmazlıklarda sıkça karşılaşılan sürücü belgesi eksikliğinin tazminat hakkını doğrudan ortadan kaldırmayacağını vurguluyor.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 2025/8636 E. ve 2025/14492 K. sayılı 22.10.2025 tarihli kararında; kaza tespit tutanağı ve bilirkişi raporuna göre kazanın meydana gelmesinde davacının herhangi bir kural ihlali olmadığı, kaza sırasında davacının geçerli bir sürücü belgesinin olmaması halinin idari yaptırım uygulanmasını gerektirdiği ancak bir sürüş kusuru olarak veya illiyet bağını kesen bir hal olarak nitelendirilemeyeceğine karar verilmiştir. Özetle; karşı taraf asli kusurluysa, ehliyetsiz de olsa mağdurun zararının karşılanması gerektiğine hükmedilmiştir.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 2025/8637 E. ve 2025/14493 K. sayılı 22.10.2025 tarihli kararında davacının aracı maliki olduğu ve araç sürücüsü konumunda bulunmadığı, kaza sırasında davacıya ait olan aracın dava dışı sürücü tarafından sevk ve idare edildiği, mahkeme tarafından alınan bilirkişi raporuna göre davacının aracının dava dışı sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığı tespit edilmiştir. Ayrıca, kaza sırasında aracı kullanan kişinin araç maliki olan davacı olmaması nedeniyle davacının sürücü belgesinin geçici süreyle geri alınmış olmasının araçta meydana gelen zararın tazminini talep etmesine engel olmadığı değerlendirilmiştir. Bu gerekçelerle ilk derece mahkemesi kararının kanun yararına bozulmasına karar verilmiştir. İlgili kararda ayrıca, araç değer kaybı ve mahrumiyet bedelinin teknik bilgi gerektirdiği, bu nedenle bu davaların belirsiz alacak davası olarak açılabileceği hatırlatılmıştır.

Sonuç olarak; Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin kanun yararına temyiz kararlarında, trafik kazalarından kaynaklanan tazminat davalarında ehliyetsizlik halinin, başka herhangi bir kusurun bulunmaması durumunda tazminata hak kazanmaya engel teşkil etmeyeceği açıkça ortaya konmuştur.