Günümüzde kentleşmenin hız kazanması ve imar mevzuatının sıkılaşmasıyla birlikte ruhsatsız veya ruhsata aykırı yapılaşmalar yalnızca idari yaptırımlara değil, Türk Ceza Kanunu kapsamında ağır cezalara da konu olmaktadır. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu 184. maddesinde düzenlenen “imar kirliliğine neden olma” suçu, çevre hakkını ve düzenli kentleşmeyi koruma amacı taşımaktadır.
1. İmar Kirliliğine Neden Olma Suçu Nasıl Oluşur?
TCK m. 184 kapsamında ceza sorumluluğunun doğabilmesi için belirli hukuki şartların gerçekleşmiş olması gerekmektedir. Kanun maddesi, suç oluşturan fiilleri temel olarak üç farklı fıkrada düzenlemiştir.
A. Ruhsatsız veya Ruhsata Aykırı Bina Yapmak veya Yaptırmak (TCK m. 184/1)
Belediye sınırları içerisinde veya özel imar rejimine tabi alanlarda, yapı ruhsatiyesi alınmadan veya alınan ruhsata aykırı olarak bina yapan veya yaptıran kişi cezalandırılır. Yapıyı inşa eden müteahhit kadar, yapıyı kendi adına yaptıran arsa sahibi veya işveren de bu suçun faili olabilir.
B. Şantiye Sahasına Elektrik, Su veya Telefon Bağlanması (TCK m. 184/2)
Yapı ruhsatı alınmamış veya ruhsatı iptal edilmiş inşaat sahalarına elektrik, su, doğalgaz veya telefon gibi altyapı hizmetlerinin bağlanmasına müsaade eden ya da bu hizmetleri sağlayan kişiler de ceza sorumluluğu altındadır.
C. Sanayi Tesislerinin Ruhsatsız Faaliyete Geçmesi (TCK m. 184/3)
Mevzuata uygun yapı ruhsatı bulunmayan binalarda sınai veya ticari faaliyette bulunulmasına müsaade eden kişiler hakkında da aynı cezai yaptırım uygulanır.
2. Hangi Yapılar “Bina” Sayılmaktadır?
TCK m. 184’deki suçun oluşması için yapılan aykırılığın “bina” niteliğinde olması şarttır. 3194 sayılı İmar Kanunu 5. maddesinde binanın tanımı “kendi başına kullanılabilen, üstü örtülü ve insanların içine girebilecekleri ve insanların oturma, çalışma, eğlenme veya dinlenmelerine veya ibadet etmelerine yarıyan, hayvanların ve eşyaların korunmasına yarayan yapılardır.” şeklinde yapılmıştır.
Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği’nin 59. maddesinin birinci fıkrasında ruhsata tabi olmayan inşai faaliyetler “basit tamir ve tadiller, balkonlarda yapılan açılır kapanır katlanır cam panel uygulamaları, korkuluk, pergola, çardak/kameriye ve benzerlerinin yapımı ile bölme duvar, bahçe duvarı, duvar kaplamaları, baca, saçak, çatı ve benzeri elemanların tamiri ve pencere değişimi” olarak sayılmıştır.
3. Etkin Pişmanlık Uygulaması (TCK m. 184/5)
İmar kirliliğine neden olma suçunu diğer birçok suçtan ayıran en önemli özellik, kanun koyucunun kişiye aykırılığı giderme imkânı tanımasıdır.
TCK m. 184/5 hükmü “Ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak bina yapan veya yaptıran kişinin, ruhsat alması veya binayı ruhsata uygun hale getirmesi ya da yıkması/eski haline getirmesi halinde kamu davası açılmaz, açılmış olan kamu davası düşer, mahkum olunan ceza bütün suçlarıyla ortadan kalkar.” şeklindedir.
İlgili maddeye göre aykırılığın giderilmesi işlemi, mahkûmiyet kararı kesinleşinceye kadar gerçekleştirilebilir. Binaya yapı kayıt belgesi/ruhsat alınması veya aykırı kısımların rızaen yıkılarak projesine uygun hale getirilmesi durumunda sanık hakkındaki kamu davasının düşmesine karar verilir.